USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

Rotamız Bolu-Yedigöller

17-07-2021
Google News

Herkese merhaba

Ne güzel söylemiş Paulo Coelho…” Bir gün bir bakacaksınız, hayal ettiğiniz şeyleri yapmaya vakit kalmamış olacak. Şimdi harekete geçmenin tam zamanı.”

Haydi o zaman harekete geçelim ve Yedigöller’e çevirelim rotamızı.

 

Eğer Yedigöller sözlüklerde yer alsaydı, karşısına muhtemelen “sonbaharın en güzel hali” yazılırdı. Yedigöller’de sonbahar adeta sanata dönüşür. Özellikle ekim sonu ile kasımın ilk haftası muhteşemdir. Kampçıların ve fotoğraf tutkunlarının uğrak yeri olan Yedigöller, ziyaretçilerine pek çok güzellik sunar.

1965 yılında Milli Park olarak korunmaya alınan Yedigöller, Bolu şehir merkezine 42, Bursa’ya 318, İstanbul’a 300, Ankara’ya 227 km. uzaklıktadır.  Milli Park içindeki göller; Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl'dür.

Efsaneye göre Yedigöller, 7 aşk hikayesi barındırır içinde… Bu yedi çift imkânsız aşkları nedeniyle vatanlarından sürülerek bu yedi gölün bulunduğu yere kadar gelirler. Büyükgöl’ü en yaşlı çift alır, Küçükgöl’ü de en gençleri… Saz çalan damadın olduğu çift Sazlıgöl’ü , en nazlı gelin, Nazlıgöl’ü sahiplenir. Kalır üç adet göl.  İncegöl’ü yolculuktan bitap düşüp hastalanan damadın olduğu çift, Seringöl’ü de susuzluktan dili damağına yapışmış çift alınca kala kala sadece Deringöl kalır yüzme bilmeyen aşıklara. Derin su bu aşıkları içine çeker. Sonraki gecelerde diğer aşıklar seslerini duyarlar zavallıların ama göl vermez bir daha onları... Her Yedigöller seyahatimde bu hikâye gelir aklıma. Daha bir dikkatli bakarım Deringöl’e

Bolu yönünden gelirken Kapankaya seyir terasında mola verip Yedigöller havzasına tepeden bakmayı çok severim. Terasın önünde yaklaşık 10 araçlık bir park yeri var. Tahta merdivenlerle biraz yorucu bir tırmanış gerekiyor ama göreceğiniz manzara bu zahmete kesinlikle değecektir. Yol üzerinde Anıt Ağaç ve Pisagor Ağacı da görülmesi gereken yerlerden.

                                                        

2015 yılında yenilenen yol sayesinde Bolu’dan ulaşımın daha kolay hale gelmesi, sosyal medyanın yaygınlaşması, Yedigöller’e olan ilgiyi bir hayli artırmıştır. Bu durum özellikle hafta sonlarında ve tatillerde yoğun bir kalabalık oluşmasına neden olmaktadır. Eğer mümkünse Yedigöller ziyaretinizi hafta içinde yapmanızı tavsiye ederim. Kalabalık zamanlarda parkın içindeki yollar kilitleniyor ve araçlar kıpırdayamaz hale geliyor. Böyle bir güne denk gelirseniz aracınızı girişte bırakıp, gezinizi yürüyerek yapmanız daha doğru olacaktır.

Milli Parka giriş ücretli. Konaklamayı düşünenler için özel sektörce işletilen bungalov evler var. Ayrıca 1 hektarlık bir çadır ve karavan alanı da mevcut. Tuvalet, mescit ve büfe imkânı bulunmakta. Gelirken yiyeceğinizi, içeceğinizi yanınızda getirin derim. Milli park içindeki tesislerin menüsü alabalık ve tost çeşitleri ile sınırlı… Bolu yönünden gelirken yol boyunca pek çok çay evi, gözlemeci ve yöresel köy ürünleri alabileceğiniz mekanlar olması iyi bir alternatif sunuyor. Eğer denk gelirseniz sac üzerinde ya da mangalda pişmiş kanlıca mantarı yemeyi ihmal etmeyin. Sevimli sincap dostlarımız için yanınızda çerez bulundurursanız hem ikramlarınızı geri çevirmeyecekler hem de fotoğraf için size poz verecekler. Bu fırsat her zaman ele geçmez.

                                                      

Yedigöller gezisi sadece göl manzaraları ile sınırlı değil. Yürüyüş yolundan tabelaları takip ederek yürüdüğünüzde, sizi Gülen Kayalar, Dilek Çeşmesi ve güzel bir şelale karşılar. Yol boyunca geçeceğiniz tahta köprüler yürüyüşünüze ayrı bir renk katacaktır.  

Derler ki; dilek çeşmesine çıkıp çeşmenin yedi gözünden de su içenlerin dilekleri yerine gelirmiş. Buz gibi su içip rahatlamak da cabası…                                                                                     

“Haydi yola çıkalım, tüm sıkıntılardan doğada arınalım” diyen herkesi Yedigöller’i görmeye davet ediyorum. Tabiat aşkı, insanın ümitlerini boşa çıkarmayan yegâne aşktır. 

Haftaya Mudurnu – Göynük rotasında görüşmek üzere… Sevgiyle kalın

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?