USD 7,0000
EUR 9,0000
USD/EUR 1,20
ALTIN 400,00
BİST 1.000
Elif'in Konukları
Elif'in Konukları
05-04-2021

Elif'in Konukları... Cahit Kaşıkçılar (Sarı Bıyık)

"Elif’in Konukları” programının bu haftaki konuğu Sarı Bıyık lakabıyla da bilinen dizi ve sinema oyuncusu Cahit Kaşıkçılar. Öncelikle kendisini biraz tanımak isteriz. Merhaba Cahit Bey, kendinizden bahsedebilir misiniz?

Ben Cahit Kaşıkçılar, namıdiğer Sarıbıyık. Aşağı yukarı 20-25 yıldır sinema, dizi ve tiyatroyla uğraşıyorum. Hem oyuncuyum hem senaryo yazarıyım hem de yönetmenlik yapıyorum. Yani bu işin her dalında varım.

Sinema ve dizi oyunculuğuna nasıl başladınız?

Benim zaten sinemaya karşı aşırı bir merakım vardı çocukluk yıllarımda, hiçbir filmi kaçırmazdım. Bazı filmler Bursa’ya geç geldiği için İstanbul’a gidip o filmi seyrederdim, sabredemezdim. Sonra 80’li yıllarda, Yeşilçam’da 1-1 buçuk sene asistanlık yaptım, oranın tozunu da yuttuk. Sonra Bursa’ya döndüm, Bursa’da da Flash TV’nin bir dizi çekimi olayı oldu, hiç düşünmeden katıldım. İyi ki de katılmışım.

 Pek çok projede yer aldınız ama insanlar sizi Gerçek Kesit dizisiyle tanıdı. Bu serüveni bize anlatabilir misiniz?

Flash TV, Gerçek Kesit diye bir proje yapmaya başladı, ben de o sırada orada dublaj yapıyordum. Dediler ki “Abi oynar mısın sen de?” Çok kısaydı 15’er dakika falandı o zaman ilk başladığında. Ben kadroya girdikten 1-2 bölüm sonra süresi uzatıldı ve iş dramaya döküldü. 3-5 bölüm sonra ben hep başrol oynamaya başladım, ondan sonra da senaryolarını yazmaya başladım.

Bugüne kadar kaç dizi ve sinema filminde rol aldınız?

 Valla hiç saymadım ki. Bayağı bir diziye yardımcı oyuncu olarak gittim. En son Leyla ile Mecnun’da oynadım, şimdi yeni bir proje var Kanal D’nin dijitaline geliyor, onu bitirdik daha yeni. Onur Ünlü ile beraber “Manyak” isimli bir film yaptık başrolünü oynadığım. Harika bir film oldu ama fazla sinemaya giremedik. Tabi bunlar hep maddi güçlere dayanıyor. Ama biz bu film sayesinde Gerçek Kesit’i taçlandırmış olduk. Arkadaşlarımızla İstanbul’da çok güzel bir hafta geçirdik. Hem filmi çektik hem de sağlam bir yönetmenle çalışma fırsatı bulduk. 4-5 tane daha sinema filminde rol aldım ama dizilerin sayısını hatırlamıyorum.

Oyunculuktan sonra yönetmen koltuğuna da oturdunuz. Kamera önü ve arkasındaki tecrübelerinizden bahseder misiniz?

 Yönetmen koltuğuna oturduğum zaman kendi çektiğim şeyler oldu Gerçek Kesit gibi ya da Flash TV’ye İstanbul’da Ramazan ayında bazı projeler çektik. Orada hem akşam senaryolarını yazıyordum ertesi gün hem yönetmenliğini yapıyordum hem prodüksiyonluğunu yapıyordum. Bayağı yoğun bir dönemdi o dönem. Ama dedim ya bu işin her dalında oldum ben, olmaya da devam ediyorum zaten. Yani işin mutfağına kadar indim, sadece oyuncu değilim.

 

Hem yönetmenlik,  hem de oyunculuk size neler kattı?

 Çok iyi bir yönetmen olmak istiyorsanız, önce iyi bir oyuncu olacaksınız. Oyunculuktan sonra yönetmenlik çok daha başarılı oluyor. En azından siz oyuncuya hükmedebiliyorsunuz, sadece yönetmen olup oyuncuya hükmetmeniz zor. Önce iyi bir oyuncu olup sonradan yönetmen olduğunuz zaman çok daha güzel şeyler çıkıyor ortaya.

Yeni bir projeniz var mı? Bu proje hakkında bilgi verir misiniz?

 Kanal D’nin dijital platformu açılıyor, YouTube sayfası ve websitesinden dizi ve program yayınlanacak. Ama ücretsiz, diğerleri gibi ücretli değil. Buraya ilk biz dizi yapıyoruz. “Girift” diye bir dizi çektik Malatya’da. Çok güzel bir kadromuz vardı. Bir ay kadar falan sürdü çekimlerimiz. 13 bölüm çektik, yarımşar saat diziler. Bir polisiye gerilim dizisi. Orada tabi ne oynadın diye sorarsan her zamanki gibi yine bir psikopatı oynadım. Değişmiyor yani maalesef benim kaderimde mi var ne var, ya da iyi bir psikopat mı oluyorum ben. Onu anlamış değilim. Şimdi 13 bölüm çektik, Nisan’da yayına girecek, yayına girdikten sonra büyük ihtimalle ikinci 13’ü çekeceğiz.

Dizi ve sinema sektörünü değerlendirdiğinizde, bu sektöre başladığınızdan bu güne kadar ne gibi gelişimler oldu?

 Çok gelişti tabi. Biz Gerçek Kesit’i çektiğimiz dönemlerde, bizim elimizdeki imkanlar çok kısıtlıydı. Biz bir kamera, bir ışıkla dizi çektik, yapılması en zor işi biz yaptık zaten. Bugünkü olanaklar bambaşka. Bugün, kamerayı hareket ettiren türlü cihazlar var, kullandıkları aparatlar var görsellik olarak, dron diye bir şey çıktı. Biz jimmy jib kiralamak için dört dönerdik, şimdi dron var, uçuruyorsun ve tepeden çekiyorsun. Teknik yönden Türk sineması ve dizileri çok ilerledi. Ama ben daha güzel işler yapmalarını bekliyorum. Çok iş yapılıyor fakat emin ol yapılan 20 işten 15 tanesi hiçbir şey. Acele bir şekilde para kazanalım derdiyle çekilen bazı projeler var. Ama içlerinden arada bir sanat anlamında hakikaten “Bu film, bu hikaye!” dediğiniz filmler çıkıyor. Teknik yönden her türlü imkan var şu anda.

Artık gençlerin de sabrı kalmadı, kısa süreli dizilere ve filmlere yönelme oldu. İnternet dizileri hakkında ne düşünüyorsunuz, sinema sektörü bundan nasıl etkilendi?

 Sinema sektörünü bayağı bir etkiledi, daha da etkileyecek. Çünkü gençler artık direkt internetten seyrediyor. Biliyorsunuz ki internetten paralı yayın yapan bir sürü kurum var. İnsanlar yavaş yavaş oraya akmaya başladı. Yani evdeki televizyonları artık annelerimiz, babalarımız, teyzelerimiz seyrediyor. Gençlerin hepsi internetten izliyorlar. Bu durum tabi sinema sektörünü olumsuz etkiledi. Ama sinemanın yeri her zaman ayrıdır. Sinema filmini sinemada seyretmek zaten ayrı bir zevktir. Benim buradan gençlere tavsiyem de sinemaya gitsinler, sinema kültürünü öldürmesinler. Bugün Avrupa yaptığı filmleri bütün dünyaya satarak, ülkesine acayip gelirler sağlayabiliyor. Bence gençlerimiz de bu yolda yürüsünler.

Son olarak, oyunculuk alanında genç yeteneklere tavsiyeleriniz ve mesajınız nedir?

 Şimdi herkes oyuncu olmak istiyor. Oyunculuk pembe bir tablo görünebilir fakat dünyanın en zor mesleklerinden biridir. “Ben oyuncu olmak istiyorum” deyip, sette bir gün çalışıp, ertesi gün toz olan adam çok görüyorum. Çünkü asker gibisiniz orada. Geceniz, gündüzünüz yok. Acıktım macıktım yok. Ne zaman yemek gelirse o zaman yiyebiliyorsunuz. Magazin programlarında görüldüğü gibi laylaylom bir iş değil yani. Gençlerin bir kısmında görüneyim, şöhret olayım sevdası var. Eğer gerçekten oyuncu olmak istiyorlarsa, eskisi gibi alaylı olayı bitti. Bizim dönemimizde alaylı olunabiliyordu ama artık o bitti. Oyuncu olmak isteyenler gidecek, okulunu okuyacak. Ondan sonra o sektörde koşturmaya başlayacak. Sinema ve televizyon bölümü bugün Türkiye’nin dört bir yanında açıldı. Eskiden İstanbul Üniversitesi’nde, Mimar Sinan’da ve Eskişehir’de vardı. Şimdi her yerde var. Tamam üniversiteyi kurdular, oyunculuk hocası olarak ziraat mühendisini getirip koyuyorlar. Yok, hoca yok. Oradan çıkacak çocuk, sıfır çıkıyor. Cihaz yok, çocuk hiçbir şeyi tanımadan çıkıyor. “Diploması var, bitti olay” gözüyle bakılıyor. Bence sinema alanında okuyacaklarsa da İstanbul, Mimar Sinan ve Eskişehir’i tercih etsinler. Oralardan sıyırılıp, piyasaya girmek çok daha kolay oluyor. Yani işin kısası bunun temelinde artık okulunu bitirip, eğitimini almak var. Aileler çocuklarında yetenek görüyorsa, onları tiyatro kurslarına yazdırabilirler. Zaten tiyatro kursunda tiyatro hocası onlara söyler “Bu çocukta yetenek var, bu çocuğu üniversite zamanında sinema ve televizyon ya da oyunculuk bölümüne yönlendirin” diye. Önemli olan, çocukların içindeki cevheri çıkarabilmek. Bir dönem Ürünlü’de belediyenin gençlik kampı vardı. 11-17 yaş arası çocukları 500 kişi 500 kişi getirip, 15’er gün kamp yaptırıyorlardı. Ben orada kısa film eğitmenliği yaptım. Benim o eğitmenlik yaptığım dönemde aşağı yukarı 80 öğrencim oldu. Bugün 15 tanesi İstanbul’da. Kimi yönetmen, kimi prodüksiyon yapıyor, kimi ajans çalıştırıyor. Eğer o çocuklar o kampa katılmasaydı hiçbiri oyuncu olmazdı veya o sektöre girmezlerdi. Ben onların içindeki o cevheri bulup çıkardım. Ailelere de buradan tavsiye ediyorum, çocuklarında o yeteneği görüyorlarsa, mutlaka onları tiyatro kursuna yönlendirsinler. Tiyatro kursu sadece oyuncu olmak için değil, normal hayatta da lazım olacak her şeyi orada öğrenmeniz için var. Tiyatro kursunda diksiyon öğrenirsiniz, beden dilini öğrenirsiniz, sosyal olmayı öğrenirsiniz. Sizi kapalı kutudan çıkarır, şöyle bir açar, dünyaya başka gözle bakmanızı sağlar.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
TAKIMOPuanAV.
1Beşiktaş4084+45
2Galatasaray4084+44
3Fenerbahçe4082+31
4Trabzonspor4071+13
5Sivasspor4065+11
6Hatayspor4061+9
7Alanyaspor4060+13
8Fatih Karagümrük4060+12
9Gaziantep FK4058+8
10Göztepe40510
11Konyaspor4050+1
12Başakşehir FK4048-12
13Çaykur Rizespor4048-16
14Kasımpaşa4046-10
15Yeni Malatyaspor4045-4
16Antalyaspor4044-14
17Kayserispor4041-17
18BB Erzurumspor4040-24
19MKE Ankaragücü4038-19
20Gençlerbirliği4038-32
21Denizlispor4028-39
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET VAKTİ TÜMÜ
Sosyal medyaya mı internet medyasına mı güveniyorsunuz?
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
ARŞİV ARAMA